Diabetic Socks- Şeker hastalarına göre çorap

 

29/3/2011 - Şeker Hastaları İçin Çorap

 

Şeker Çorabı

Diabetik çorap

Boğaz lastiği özel doku ayağı şişen hastaların ayağını sıkmaz,

Yalnızca 3.00 TL

Şeker hastalığında önemli olan  kan dolaşımının etkilenmemesi için tasarlanmış lastiği sayesinde rahat etmenizi sağlar.


Anti bakteriyeldir 30 yıkamaya kadar bakteri üremez ve barındırmaz

antibakteriyel özelliği sayesinde ürünün üzerinde zararlı mikro organizmaların alerjik, bakteri, mantar, ayak kokusunu, üremesini barınmasını engeller

 


Özel dokusu sayesinde ayakta kan dolaşımını bir miktar artırır

 

Özel ipliği çok yumuşaktır polyester içermez teri emer ve ayağı sık sık yara olan şeker hastalarının yarasının tahriş olması azalır

 

Şeker hastalarının en çok yaşadığı sorunlarından biriside

ayaklarında oluşan rahatsızlıklar. Uzmanlar, şeker hastalarının

ayak sağlığına çok daha dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor

Ayak yaralanmalarına karşı daha temkinli olması gereken şeker hastalarının ayak ve tırnak bakımında hassas davranmalarının tavsiye eden uzmanlar, aksi taktirde de şekerin de etkisiyle ayak parmaklarını ve hatta ayağın bütünün kaybedilme riskinin olduğunu vurguluyor.

Doktorlar , egzersiz, kan dolaşımını artırarak, ayakları daha sağlıklı kalmasına yardımcı olduğunu belirterek, şöyle konuştu. "Bununla birlikte, egzersiz yaparken, yaralanma riskini göz önünde bulundurulmalıdır. Ayaklarınız ya dabacaklarınız yorulduğunda, egzersizlere devam edilmeden önce, bir müddet oturulmalı ve ayaklar yukarıda tutulmalıdır. Ayaklara sağlıklı olarak kan gelemiyorsa (bu durum şeker hastalarında damar yapılarının ve dolaşımın bozulması sonucunda sık görülür) herhangi bir kaza sonucu açılan yaraların enfeksiyona dönüşmesi ihtimali taşır."


 

 

SANAYİ ÖNCESİ

 

Günümüzde değişik doku ve şekillerde de olsa çorap tarihi çok eskilere dayanmaktadır. İlk yazılı kaynaklarda, eski yunan şair heseidos (İ.Ö 8 yy.) hayvan kılından örülen bir ayakkabı astarından (Piloi) bahseder. Ayrıca Anadolu’da ve Mezapotamya’ da, (İ.Ö. 20.yy)’da örme çoraplar bulunduğu rivayet edilmektedir.

 

Romalılar ise ayaklarına, bileklerine ve bacaklarına meşin yada kumaş bantlar sararlardı. İlk kez (İ.S.2.yy.)’da kumaş, keçe veya hayvan postlarından kesilerek dikilen ve esnek olmayan bir tür çorap kullanılmaya başlanmıştır. Eski Mısır’da mezarlarda İ.S 3. ve 6.yüzyıl arasında tarihlenen örme çoraplar bulunmuştur.

 

İlk çoraplar günümüzdeki şekline benzemezlerdi. Deri veya yün kumaştan ayak şekline uygun olarak dikilir, devamında pantolonla birleştirilirdi. Zamanla bu tarz giyimin diz altı olan kısmı daha inceldi ve dizin üstündeki kumaştan farklılaştı 1500’lü yıllarlın başına kadar devam eden bu alışkanlık sonunda pantolonla çorap ayrıldı ve ayrı ayrı kullanılmaya başlanıldı.Ticari bir meta olarak örme giyisiler 13 yy’da Paris’te üretilmeye başlanmıştır. Daha öncesine, örme evlerde yapılan işti 1366’da Paris’te ilk örme locası kurulmuştur.1514 yılında örme, en önemli 6 elişi locasından biri olmuştur.

 

İLK MAKİNE

 

        16.yy’ın sonlarına kadar çoraplar el örgüsüydü. İlk çorap örme tezgahı 1589 yılında İngiltere’de yapılmıştır. Nottinhamshire yakınlarındaki Calverton köyünde yaşayan bir İngiliz papaz olan William Lee’nin, elle ve ayakla çalıştırılan ilk örgü makinesini icat etmesinden sonra çorap makinede üretilmeye başlanmıştır. Lee’nin bu icadının altında romantik bir aşk hikâyesi yatar Cambridge Üniversitesi’nde öğrenciyken tanıştığı fakir bir kıza âşık olan Lee hemen evlenmeyi ister. Ama nişanlısı, evini geçindirmek için geceler boyu elde çorap örmek zorundadır. Lee sevgilisinin bu zor işten kurtulması için el hareketlerini takip ederek daha hızlı bir çorap örme tekniği geliştirmeyi düşünür.”Neden bir hareketle sadece tek ilmek atılıyor? Bütün sırayı tek seferde bitirebilmek mümkün olabilir” diye düşünen Lee, aynı anda birden fazla ilmek atabilmenin yollarını arar. Fakat el örmesinde kullanılan tığlarla ilmek atabilmek için parmak kullanmak gerekiyordu. Bunu makinede yapabilmek için Lee çengelli iğneyi düşündü. Bu buluş sonunda ,geliştirilen metal-tahta karışımı tezgahta eli yapımından sadece 6 kat daha hızlı üretim yapılabiliniyordu..Bir inç’te 8 ilmek atabiliyordu.Bu yün iplikler için uygundu ama ipek için çok kabaydı.Lee’nin buluşu bugün örme teknolojisinin temellerini oluşturur.Lee tarafından icat edilen makine ,Kraliçe 1.Elizabeth’he takdim edilir ve patent başvurusunda bulunulur.Fakat kraliçe örülen çorapların İspanya’da ipek kumaştan dikilen çoraplara göre daha kaba olmasını bahane ederek patent vermeyi reddeder.Üretilen çorapların” Majestelerinin ayakları için çok kaba bulunmuştur.

 

        İnatçı Lee çalışmalarına devam eder ve ipek kullanılabilecek kadar ince olan yeni tip bir makine tasarlar.Yeni makine bir inch’te 20 ilmek atabilmektedir.Tekrar patent başvurusunda bulunur..Ama cevap aynıdır.Kraliçe el örgü işçilerine maddi anlamda zarar vereceği ,işsizliğin artacağı ve tekelleşmeye yol açacağı gerekçesiyle patent vermeyi reddeder.

 

        Bunun üzerine Lee erkek kardeşiyle birlikte Fransa ekonomisini geliştirmeye çalışan Kral  IV . Henrri’nin davetine uyarak Fransa’da Rouen’e yerleşirler. Orada tezgahıyla 8 yıl boyunca çorap üretmiştir. Fransa kralı tarafından kabul edilen ve makinesi için patent alan Lee 16 şubat 1612’de Pierre de Caux ile çorap örme makinelerinin üretimi için sözleşme yaptı.Böylece çorap makinesinin ilk ticari üretimi Fransa’da yapılmış oldu. Lee hakkındaki son yazılı belge, 1615 tarihli olarak kendisinin Rouen’de yaşayan ve çorap örme işiyle uğraşan bir kişi olduğuna dair bir Fransız vesikasıdır.

 

        Fransa’nın Almanya ve Saksonya’ya da geçen Lee’nin ölümü üzerine işçileri ve bazı iddialara göre kardeşi İngiltere’ye dönerek İngiltere’nin çorap makinesi yapımını tekeline geçirmesine neden olmuştur..Böylece İngiltere çorap makinesinin özelliklerini öğrenen ve 1656’da bir şirket kuran Jean Hindret’e kadar makine imalatını kendi tekelinde tutmayı başarmıştır.

 

        Lee’nin icadı her ne kadar çorap üretimine hız kazandırmıyor olsada özellikle elit Avrupalılarda nakış ve taşlarla süslenmiş elişi ipek çoraplar kullanılmaya uzun yıllar devam edildi.

 Lee’den sonra çorap örme tekniğindeki gelişme için bir yüzyıl daha beklemek gerekti.18.yy Boyunca gerçekleştirilen ilelemelerin en önemlisi JedediahStrutt adlı bir mucit tarafından gerçekleştirildi. Strutt: Lee’nin tezgahları üzerinde çalışarak,bu tezgahlarda ribli örgüyü yapabilecek ilave aparatlar kullandı. Bunun sonucunda örülen daha esnek ve bacağısaran bir forna kavuştu. Strutt ve 3 ortağı yaptıkları icat için patent aldılar.(1759). Gelişme yavaşda olasa bu onların zengin edecek bir gelir sahibi olamlarını saqğlamıştı..Ürettikleri makine “Deby Rib” olarak tanındı.ve bu tezgahlarda üretilen çoraplar kısa sürede popüler oldu.

       

 

        19.yüzyılın ikinci yarısında Lee’nin makinesi geliştirilerek demirden mamul paget tezgahı, 1864'de William Cotton'un icadı olan ve örgüyü ileri geri atkılar atarak gerçekleştiren yassı kolu makinesi kullanıma sunulmuştur..Cotton makinesinden sonra artık el  sisteminden makine sistemine geçilmiştir. Ton ağırlığındaki bu makine 100-150 bin parçadan oluşmakta ve bir düzine çorabı bir arada örebilmekteydi.Cotton’un makinesinde iğneler daha öncekiler gibi yatay deyil dikey konumlandırılmıştı.

 

SANAYİLEŞME SÜRECİ.

 

        Dikişsiz çoraplar 19.Yüzyılın ortalarındad geliştirilen yuvarlak makinelerde örülmüştür..Bunlarda örgü esnasında ilmek sayısı arttırılıp azalmadığından 100 yıla yakın bir süre çoraplar düz boru şeklinde üretilmeye devam edilmiştir.

 

        Sanayileşmeyle birlikte 19.yy Başı itibariye çorap; büyük miktarlı kapasiteye sahip fabrikalarda üretilmeye ve ihraç edilmeye başlandı..Üretimin ana merkezi İngiltere’de Nottingham; Almanya’da Chemnitz idi..Bunun yanı sıra Fransa’da ipek çorap üretiminde söz sahibi idi.tabi ki bahsedilen üretim ,toplam tüketim içinde çok önemli bir yere sahip deyildi.Doğaldır ki özellikle kırsal kesimlerde çorap ihtiyacı daha uzun yıllar evde örülen çoraplarla karşılanacaktı.

 

 

 

20.YY. TEKNOLOJİ SÜRECİ   ÇORAPTA “NAYLON” KULLANIMI

 

 

 

        20.yüzyıl çığır açan birçok yeniliğn zaman dilimiydi: 28 Şubat 1935 tarihinde Wilmington (Delaware,USA)’daki Amerika Kimya Sanayi Birliği E.I.Du Pont de Nemours & Co . Araştırma müdürü Dr. Wallece Hume Carothers,ilk naylan elyafını geliştirdi.

 

Kimyasal açıdan bakıldığında  Naylon, amidler tarafından bağlanmış ve eşdeğer ünitelerden oluşmuş bir yoğuşma polimerinden başka bir şey deyildi.Bu nedenle Naylon genellikle Polyamid’lere ait olarak kabul edilmiştir.Tarihsil açıdan bakıldığında,tamamiyle organik maddelerden (Karbon,su ve hava) üretilmiş olan ilk sentetik elyaf söz konusuydu. Hexamethylendiamin ve Adipin asidi kimyasal elementlerinden polykondensasyon sonucunda Naylon elde ediliyordu.En sık kullanılan versiyon aynı zamanda Naylon 66 veya PA66 olarak da adlandırılan Naylon 6,6’dır.”Naylon” isminin çoğunlukla sentetik elyafın Naylon üretilen bu her iki yere atıf yapılarak anıldığı düşüncesiyle “NY”(New York için) ve”Lon” (London için) alıntılarını yansıttığına inanılırdı..Ancak bu doğru deyildir.1940 yılında Kimya Sanayi Birliğ DuPont’tan John w.Eckelberry,”nyl”nin öylesine seçilmiş bir hece ve “ön”ekininise sadece diğer elyaflar için de kullanıldığı gibi örn.”cotton”buna eklenmiş bir uzantı olduğunu idda etmişti.1978’de DuPont ismin kökeninin” NoRun” olması gerektiğini açıkladı çünkü muhtemelen ürün müşterilere de telkin edildiği üzere sürekli giden ilmiklerden imal edilmemeliydi.Ancak yanlış iddialardan kaynaklanabilecek yasal uyuşmazlıklardan çekinerek isim “Nylon”olarak değiştirilmişti.Buradan yola çıkarak “Nylon“ ismiyle ilgili başka bir açıklama olarak da malzemenin bulucusu olan Wallece Carothers’un elyafla ilgili başarıya atıfat bulunarak “Now You Losy Old Nipponese” sloganıyla kutlama yaptığı tezide ortaya atılmıştı. Buna bağlı olarak ismin içinde nihayet Japon doğal ipeğiylerekabet içine girebilecek olan çok değerli bir sentetik elyafın geliştirilmiş olmasının mutluluğunun da vurgulanması arzu edilmişti.Ancak elyafın “Naylon”ismini Carothers’in ölümünün ardından almış molması bu anekdotu çürütmektedir.1920’lerde kadın giyisilerinilerinin etek boylarının kısalması sonrasında bacaklar ve bunlara giyilen çoraplar görünür hale geldi..bu dönemde şeffaf çoraplar ipek yada suni ipekten imal adilmekte ve uyluğun üst kısmında sonlanmaktaydı.1930’lardan sonra bu çorapların yapımında naylon kullanılmaya başlandı.Butarihten sonra kadın giyiminin değişmez bir parçası haline gelen naylon çoraplar popülaritelerini 1960 ‘lara dek sürdü.

 

        Yeni malzemenin geliştirilmesinden hemen birkaç yıl sonra Wilmington’ da Naylon’dan yapılan ilk çoraplar piyasaya arz edilmişti.Ticari olarak çok başarılı naylomn çorap böylece doğmuştu.Üç saat içinde 4.000. çift satılmıştı.ABD’de gerçek naylon konjöktürü ortaya çıkmıştı.15 Mayıs 1940 tarihinde dört gün içinde dört milyon çift Naylon çorap satılmıştı.Kadınlar her yerde bu mucize çorabın peşine düşmüştü. Tabakalar halindeki naylonların birleştirilmesiyle üretilen arkası dikişli naylon çoraplar son derece seksi bulunuyor ,dönemin aktristleri ve sosyetesi tarafından baş tacı ediliyordu..Fakat II.dünya savaşı patlak vermesi ile her şey bir anda altüst olmuş ve naylon imalatının ordu  ihtiyacı için kullanılmaya başlaması ile naylon çorap için bir duraklama dönemi başladı.Dikişli naylon çorap bulamayan kadınların çorap görüntüsü verebilmek için bacaklarının arkasına kömür ve göz kalemiyle yukarıdan aşağıya doğru dikiş çizgisi çizmesiyse ayrı bir tarihi anekdot.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !